Her biten yılın sadece keskin mutluluklarını ve üzüntülerini
hatırlarız. Aradakiler çeldiricidir. Bir şey bizim ayaklarımızı yerden kestiyse
bütün bir yılı böyle güzel geçirmiş farz eder; bir şey nefesimizi boğum boğum
aldırtacak kadar üzdüyse hep zoran nefes aldığımızı kabul ederiz. Mutluluk ve
üzüntü ana bağlı değildir; ana bağlı olanlar yanlıştır veya geçicidir. Şu
saniyede mutlusun evet, ama biraz sonra kızacak, streslenecek, gereksiz bir
neşe kaplayacak içini, o geçecek belki devamında yorulacaksın. Gelip geçecek birçok hissi
yaşarız kısa zaman dilimlerinde. Geçen hafta pazartesi çok ağlamıştın ama
aslında keyifli bir haftaydı. Sen haftayı güzel hatırlarsın.
Uzun süreli geçmişe baktığımızda bütündeki sivrilenlere, yakın zaman dilimlerine baktığımızda geneli kabul ederiz.
Uzun süreli geçmişe baktığımızda bütündeki sivrilenlere, yakın zaman dilimlerine baktığımızda geneli kabul ederiz.
Sana şimdi mutlu musun, diye sorsam vereceğin yanıt beyhude
olacaktır. O yüzden geçen sene bu zamanlar ne durumda olduğumuzu tartmamız daha
kolay olacaktır… Şimdi geride koca bir yılı bıraktığımı düşününce 2018 için
yalnızca 2017’den daha narin olmasını dilemiştim. Ki öyle oldu. 2017 müthiş
sıkıntılı bir yıldı benim için ekseriyetle ağlıyor, giriştiğim her şeyde
başarısız oluyordum. Talihsizlikler peşimi bırakmıyordu. Bir yılan olsam da
deri değiştirip olduğum kişiden kurtulsam diyordum. Çünkü kendime en büyük
kazığı kendim atıyor sürekli atıllaştırıyordum. Sonra da hiçbir şeye
yetemiyordum, kısır döngüler...
Biz insanlar takvimdeki birkaç rakamın sıfırlanması ve
değişmesinden bir şeyler umarız her daim. Nitekim aldığımız kararları uygulama
açısından da verimli bir başlangıç olur her zaman. En azından ilk on beş gün. Mesela
ben her yıl bir daha kola içmemeye karar veririm ve ilk 15 gün asla içmem. Sonra
gelecek sene bırakırım diye kendimi teselli ederim. Ama bu yıl kararlıyım… Ne diyordum,
2017 yılı zorluydu, canıma okumuştu falan filan. 2018’e girmenin hikmeti mi
yoksa sahiden artık toparlanmamın vakti miydi bilemiyorum bana bir şeyler oldu.
Beni ben yapan birçok şeyi yeniden inşa etmeye başladım. Bilinçsizce ve oldukça
gönüllü. Vazgeçemediğim birçok şeyden vazgeçtim hatta bütünüyle vazgeçme
kavramını öğrendim. Asla olmaz dediklerimi –şayet iyi ve güzelse benim için-
oldurmaya başladım. Koca bir yılda oldukça büyüdüm ve yetiştim önceme bakarak.
Yani buradan nereye varacağım? İnsan istesin her şey mümkün;
bütün kangrenleri kesip atmak mümkün. Kalbimizin raflarına rengarenk çiçekler
dizmek mümkün. Minör hayatlarımızı majör üzüntülerden kurtarmak mümkün. Yağmuru yapısalcı bir yaklaşımdan ziyade bir
mucize olarak algılamak da mümkün. Hatta mümkünse yeni yılın sadece narin
olmasını dileyecek kadar kanaatkar olmayın. Şöyle söyleyin: “En en en güzel, en
iyi, en hayırlı, en başarılı yılım olsun şimdiye kadar gördüğüm yıllar
arasında. Ve iyi ve güzel olan ne varsa katlanarak artsın.”
Şimdiden hepimize iyi ve mutlu yıllar… Seneye bu zamanlar çeldiricilerden
bağımsız harika bir yılı bıraktığımızın huzuruyla dolalım. Çok sevgiler, hep
sevgiler…

