Matmazel Muddy 1997 yılının Nisan ayının son günü sabaha
karşı beşte dünyaya teşrif etti. Babasının mesleği sebebiyle kaplumbağa misali
evi sırtında diyardan diyara göçtü. Hayat macerası Van’da başlayıp Aydın,
Siirt, Bursa, Bingöl, Afyon, Isparta ve Ankara’da devam etti. Kendine kimi
örnek alıp model yaptıysa hepsini öğretmenlerinden seçmişti. Ne tesadüftür ki
ilk üniversitesinde de Ankara’da öğretmenlik okudu. Matmazel Muddy altı yılda
iki üniversite okudu. 24 yaşına geldiğinde hem öğretmen hem gazeteci hem de
evliydi. Bir yıl içerisinde yedi roman yayınladı ve en çok satanlar listesinin
ilk üçünü onun kitapları oluşturuyordu. Yazmaya, okumaya, okutmaya gönül
vermişti bir de eşine.
Politik ve bazı siyasi kimlik yakıştırmalarından dolayı
gazeteciliği bıraktı. 26 yaşında ilk oğlunu kucağına aldı. Anneliği ile birlikte
öykü yazarlığı ortaya çıktı. Uzun bir süre çocuk öyküleri yazdı. Çocuk gelişimine
büyük katkı yapan öyküleri ona birçok ödül getirdi. Romancılığa son gaz devam
eden Matmazel Muddy 32 yaşına geldiğinde radyoculuğa soyundu. Yapımcılığını ve
yönetmenliğini eşinin yaptığı “SÜMOŞÇA” radyo programıyla radyo kültürüne can
verdi. Her yaptığı iş ona yeni ödüllerken kazandırırken “En İyi Radyo Programı”
dalında dört ödülün sahibi oldu.
Üçüncü oğlunu dünyaya getirdiğinde yazar artık tasavvufi ve
kişisel gelişim kitapları yazmaya başlamıştı. Bu kitapları onun dünya çapında
tanınmasını sağladı. Senaryosunu yazdığı beşinci film olan “Bordo Bavul”
Türkiye ile aynı anda 19 ülkede daha gösterime girdi. Son zamanların en büyük
gişesini yapan film “En İyi Senaryo”
dalında OSCAR’a aday olan ilk Türk filmi ve OSCAR kazanan ilk Türk filmi
oldu.
46 yaşına geldiğinde dört erkek çocuk annesi ve aşık olduğu
adamın eşi olarak hayatını Paris’te sürdürmeye karar verdi. Paris’te Türkiye’yi
ve Türkçe’yi Tanıtma Topluluğu’nun kurduğu Türk Akademisi’nde yazarlık ve masal
anlatıcılığı dersleri verdi. Paris’te geçen 10 yılın ardından gurbetin verdiği
yorgunlukla ülkesine dönüp bir sahil kasabasına yerleşti. Bu sahil kasabasında
roman, senaryo yazmaya ve radyo programı yapmaya devam etti. Ama bu sefer
radyoda yalnız değildi. Eşi ona eşlik ediyordu ve programın adı artık “AŞKÇA”
olmuştu. 61 yaşına geldiğinde aldığı mektup ve telefonlara dayanamayıp TRT’de Cuma
geceleri 23.32’de tekrarsız olarak yayınlanan “Masal Anne” programıyla ilk kez
ekran karşısına geçti.
Eşi vefat ettikten yedi ay sonra o da hayata gözlerini
yumdu. Arkasında 17 roman, 7 öykü, 7 senaryo ve 77 ödül bıraktı. Ona üretkenliğinin
ve yaratıcılığının kaynağı sorulduğunda her seferinde “Gülün, şükredin ve aşık
olduğunuz kişiyle evlenin.” cevabını verdi.
Ölümünün üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen hala adına onur
ödülleri verilmektedir ve ödülünü dört oğlu Mehmet, Akif, Ahmed ve Arif
beraber almaktadırlar.
2097 yılı Matmazel Muddy yılı ilan edilmiş ve hayatını
anlatan “Masal Anne” belgeseli hazırlanmıştır. Belgesel, en uzun belgesel olma
unvanına ve yedi ödüle sahiptir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder