5/18/2016

hani yani diyelim ki..

Matmazel Muddy 1997 yılının Nisan ayının son günü sabaha karşı beşte dünyaya teşrif etti. Babasının mesleği sebebiyle kaplumbağa misali evi sırtında diyardan diyara göçtü. Hayat macerası Van’da başlayıp Aydın, Siirt, Bursa, Bingöl, Afyon, Isparta ve Ankara’da devam etti. Kendine kimi örnek alıp model yaptıysa hepsini öğretmenlerinden seçmişti. Ne tesadüftür ki ilk üniversitesinde de Ankara’da öğretmenlik okudu. Matmazel Muddy altı yılda iki üniversite okudu. 24 yaşına geldiğinde hem öğretmen hem gazeteci hem de evliydi. Bir yıl içerisinde yedi roman yayınladı ve en çok satanlar listesinin ilk üçünü onun kitapları oluşturuyordu. Yazmaya, okumaya, okutmaya gönül vermişti bir de eşine.
Politik ve bazı siyasi kimlik yakıştırmalarından dolayı gazeteciliği bıraktı. 26 yaşında ilk oğlunu kucağına aldı. Anneliği ile birlikte öykü yazarlığı ortaya çıktı. Uzun bir süre çocuk öyküleri yazdı. Çocuk gelişimine büyük katkı yapan öyküleri ona birçok ödül getirdi. Romancılığa son gaz devam eden Matmazel Muddy 32 yaşına geldiğinde radyoculuğa soyundu. Yapımcılığını ve yönetmenliğini eşinin yaptığı “SÜMOŞÇA” radyo programıyla radyo kültürüne can verdi. Her yaptığı iş ona yeni ödüllerken kazandırırken “En İyi Radyo Programı” dalında dört ödülün sahibi oldu.
Üçüncü oğlunu dünyaya getirdiğinde yazar artık tasavvufi ve kişisel gelişim kitapları yazmaya başlamıştı. Bu kitapları onun dünya çapında tanınmasını sağladı. Senaryosunu yazdığı beşinci film olan “Bordo Bavul” Türkiye ile aynı anda 19 ülkede daha gösterime girdi. Son zamanların en büyük gişesini yapan film “En İyi Senaryo”  dalında OSCAR’a aday olan ilk Türk filmi ve OSCAR kazanan ilk Türk filmi oldu.
46 yaşına geldiğinde dört erkek çocuk annesi ve aşık olduğu adamın eşi olarak hayatını Paris’te sürdürmeye karar verdi. Paris’te Türkiye’yi ve Türkçe’yi Tanıtma Topluluğu’nun kurduğu Türk Akademisi’nde yazarlık ve masal anlatıcılığı dersleri verdi. Paris’te geçen 10 yılın ardından gurbetin verdiği yorgunlukla ülkesine dönüp bir sahil kasabasına yerleşti. Bu sahil kasabasında roman, senaryo yazmaya ve radyo programı yapmaya devam etti. Ama bu sefer radyoda yalnız değildi. Eşi ona eşlik ediyordu ve programın adı artık “AŞKÇA” olmuştu. 61 yaşına geldiğinde aldığı mektup ve telefonlara dayanamayıp TRT’de Cuma geceleri 23.32’de tekrarsız olarak yayınlanan “Masal Anne” programıyla ilk kez ekran karşısına geçti.
Eşi vefat ettikten yedi ay sonra o da hayata gözlerini yumdu. Arkasında 17 roman, 7 öykü, 7 senaryo ve 77 ödül bıraktı. Ona üretkenliğinin ve yaratıcılığının kaynağı sorulduğunda her seferinde “Gülün, şükredin ve aşık olduğunuz kişiyle evlenin.” cevabını verdi.
Ölümünün üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen hala adına onur ödülleri verilmektedir ve ödülünü dört oğlu Mehmet, Akif, Ahmed ve Arif beraber almaktadırlar.

2097 yılı Matmazel Muddy yılı ilan edilmiş ve hayatını anlatan “Masal Anne” belgeseli hazırlanmıştır. Belgesel, en uzun belgesel olma unvanına ve yedi ödüle sahiptir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder